Böbrek Taşları

İdrarla atılan pek mineral ve elementlerin aralarında kimyasal bağlar kurarak oluşturdukları taşlardır. Bu taşlar idrar yollarını oluşturan böbrek, üreter, mesane ve üretra organlarında değişik noktalarda yerleşip idrar akımını engeller, organların yapısal bozulmalarına, idrar yolu iltihaplarına ve kanamalara ileri dönemlerde de böbreğin büyümesine ve çalışmasının durmasına sebep olurlar. Genellikle 20-40 yaş arasında ve erkeklerde daha fazla görülür. Türkiye taş hastalığı görülme sıklığı bakımından üst sıralarda yer almaktadır.

 

Böbrek Taşlarının Yapısı

Taşların yapısında kalsiyum oksalat ve fosfat, magnezyum amonyum fosfat, ürik asit, sistin ve bunların değişik kombinasyonları vardır. Taşın yapısını anlamak için analizler yapılabilir ancak taşın cinsinin bilinmesinin tedavi üzerinde fazla bir etkisi yoktur.

 

Böbrek Taşlarının Nedenleri

Taşların oluşmasında bilinmeyen pek çok nokta vardır. Bilinen nedenler arasında başta genetik özellikler gelir. Taş hastalığının ailesel bir problem olduğu kesindir. İdrar içerisinde taş yapısına giren maddelerin fazlalaşması veya taş oluşmasını önleyen maddelerin azalması temel nedenlerdir. Az su tüketen insanlar daima risk grubudurlar. İdrar yolu iltihapları, idrar içerisindeki mineral dengelerini bozan metabolik hastalıklar ve ilaçlar ile idrarın akışını engelleyen prostat büyümesi, felç gibi problemler ve doğumsal anormallikler taş hastalığına yol açarlar.

 

Böbrek Taşlarının Belirtileri

En sık rastlanan belirti ağrıdır. Bu ağrı “kolik” olarak tanımlanır. Bulunduğu yere göre lokalize, şiddetli ve aralıklarla tekrarlar. Bulantı, kusma, terleme, çarpıntı, karın şişliği ağrıya katılırlar. İltihap varsa ateş de olabilir. Ağrıyı her ilaç kesmez. Damardan veya kalçadan yapılan ilaçlar etkilidir. İdrarda kan görülmesi ve yanma diğer belirtileridir. Bazen de hiçbir yakınma yaratmayan sessiz taşlarda vardır.

 

Böbrek Taşlarının Tanısı

Doktor, tanıyı hastanın yakınmalarını dinlediğinde koymuştur zaten. Bundan sonra taşın gösterilmesi için yapılacak testler gelir. Kan ve idrar tahlili, ultrasonografi ve çeşitli film teknikleri ile tanı pekiştirilir. Bugün altın standart olarak “kontrastsız bilgisayarlı tomografi” tekniği öne çıkmıştır.

 

Böbrek Taşlarının Tedavisi

Tedavi seçenekleri çok çeşitlidir. Temel nokta taşın yeri, büyüklüğü, hastaya verdiği zarar ve hastanın diğer özelliklerini bir araya getirerek yöntemin seçilmesidir.

 

* İzlemek ve taşın düşmesini beklemek

Büyüklükleri 4–5 mm. olan taşların kendiliğinden düşme şansı %50 civarındadır. Genellikle üç dört hafta kadar beklenebilir ancak taşın yapacağı tıkanıklığın böbrekteki zararlarına karşı bu sürenin beklenmesi sakıncalı olabilir. Bu bekleme döneminde bol su içilmesi, bol hareket edilmesi ve ağrıyla mücadele edilmesi gerekir.

 

* Taşın Şok Dalgası ile Kırılması (ESWL)

Litotriptör adı verilen cihazlar yardımı ile vücut dışında üretilen şok dalgaları taşa odaklanır ve taşın kırılması sağlanır. Ameliyatsız bir yöntemdir. Taş kırılsa parçaları idrar yolundan kendiliğinden atılacaktır. Böbrekteki taşlar için başarı oranı %90’a yakındır. İşlemin başarısız olmasının nedenleri arasında taşın büyüklüğü, sertliği, yeri ve hastanın bu işlemi tolere edememesi sayılabilir. Yavaş ilerleyen mutlaka birkaç seans gerektiren ancak oldukça zararsız ve güvenli bir yöntemdir. Bugüne kadar milyonlarca insanın taşı bu yöntemle yok edilebilmiştir.

 

* Endoskopik Tedavi Yöntemleri

Anestezi altında kapalı olarak idrar yolundan girilip taşın bulunduğu yere ulaşarak taşın kırılması temel temel prensibine sahip tekniklerdir. Nefroskop, üreteroskop üreterorenoskop veya sistoskop adı verilen sert (rijid) veya kıvrılabilir(flexible) aletlerle bu ameliyat yapılır. Taşın kırılması için lazer, ses dalgası veya basınçlı hava kullanılır. Genellikle günü birlik ameliyatlardır. Çabuk sonuç alınır, hasta çabuk sağlığına kavuşur. Bazı büyük böbrek taşları için böbreğe hastanın sırtından böbreğe kadar açılan bir delik içinden de taş tedavisi yapılabilir. Bu yöntem (PCNL) daha komplike ve komplikasyon oranı daha fazladır.

Hastalığın beş on yıl içerisinde %60 oranında tekrar edebileceğini biliyoruz. Bu nedenle taş tedavisi görenler başta olmak üzere taş hastalığına yakalanma olasılığı yüksek olanların (risk grubu) kendilerini korumaları gerekmektedir.

 

Böbrek Taşları İçin Risk Grupları

  • Az su içenler
  • Aile hikayesi olanlar
  • Şişmanlar
  • Çok tuz tüketenler
  • Aşırı kola, gazoz, soda, maden suyu tüketenler
  • Metabolik ve endokrin hastalığı olanlar (gut, diyabet, barsak emilim problemleri, hiperparatiroidizm vs.)
  • Proteinden zengin gıdalarla beslenenler
  • Alkolizm
  • İdrar yollarında doğumsal anomalisi olanlar