ERİŞKİN BAĞIŞIKLAMA

AŞI NEDİR? NEDEN  AŞILANMAK GEREKİR? ERİŞKİN YAŞTAKİLER AŞILANIR MI?
 HANGİ AŞILAR SAĞLIKLI  BİREYLERE YAPILIR?
ERİŞKİN AŞILAMA KONUSUNDA NEREDEYİZ?
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ DÜŞKÜN HASTALARA AŞI YAPILMASI GEREKİR Mİ?
YAŞLILARA VE YAŞLI BAKIMI VERENLERE AŞI GEREKLİ MİDİR?


Aşılarla ilgili sonsuz  sayıda ve kişi/hasta bazında  binlerce soru üretmek mümkün .
Bugün aşılarla ilgili olarak genel bilgilendirme ve özellikle de erişkin yaş grubu aşılarından bahsedeceğim.

ERİŞKİN  BAĞIŞIKLAMA

Aşılar insanlık tarihinin en eski buluşlarından birisidir. MS 1100’lü yıllarda ilk olarak çiçek hastalığı aşısının bulunması başlangıç noktası oldu. Bunu daha sonra diğerleri izledi. Ülkemizde çiçek hastalığının1930 larda  yok edilmesi ile başlayan bu yolculuk  1974 yılında WHO (Dünya Sağlık Örgütü)nün Genişletilmiş Bağışıklama Programının uygulamaya konulması ile binlerce çocuğun yaşamı kurtuldu .
Türkiye’de  1981: Genişletilmiş Bağışıklama Programı Türkiye (GBP) (BCG,DTB ;polio,Kızamık 6 aşı ile başlamış ve günümüzde 13 aşıya çıkmıştır
HIB(Hemophilus Influenza Tip B), Pnömokok; KKK (Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak) Suçiçeği, Hepatit A ve B eklenerek günümüzde bebeklik döneminde toplam 13 aşı yapılmaktadır.
Çocuk yaş grupları için başarılı kampanyalardır bunlar: Yüzde 90 lara varan bir başarı sözkonusudur.
Ancak  maalesef erişkinlerde ise ulusal politikaların olmayışı , aşının isteğe bırakılması, ek hastalıklar, bazı önkabuller gibi nedenlerle aşıya uyum oranları en fazla Yüzde 10’lar civarında seyretmektedir.
Bireyin immünize olması; toplumun immünizasyonuna  büyük katkıdır . Aslında kendimiz aşılanırken bir yandan  toplumu da korumuş oluyoruz.


Bağışıklama 2 yolla olmaktadır:


1. Aktif (Hastalığın geçirilmesi veya aşılarla )
 

2.Pasif (immunglobulinlerle, anneden bebeğine antikorların geçişi ile, kan ve kan ürünleri birkaç hafta birkaç ay kadar kadar , kısa süreli) olmaktadır .
Hastalığı geçirmek  kalıcı sekeller bırakabilmekte , çok daha fazla zaman emek ve maliyetli olabilmektedir.
Aşıların kontrollü antijenler olduğunu, yeni teknolojilerle (rekombinasyon  gibi)üretilen  aşıların artık çok daha güvenle kullanıldığını , tek doz aşılarda korucu thiomerosal olmadığını   hatırlatmakta fayda var.
Kişiler çocukluk çağlarında aşılanmış olsalar bile erişkin yaşlarda antikor seviyeleri düşebilmekte ve kişiler tekrar bu hastalıklara duyarlı konak  haline gelebilmektedirler (Tetanoz ve sonyıllarda boğmaca vakalarında olduğu gibi ).
Yanısıra  elimizde  yeni aşılar var artık , bunlar çocuklara uygulanırken erişkinler aşısız kalabilmektedir.
Sağlıklı ve  riskli erişkinlerde(başka hastalıklar nedeni ile tedavi alan erişkinlerde ) aşılanmanın nedenleri şunlardır: Hastalığa yakalanmadan evvel ulaşıp  bağışıklanmalarını sağlamak, aşı ile önlenebilir hastalıklardan kaynaklanan, sakatlık ve ölümlerin önüne geçmek, Sağlık harcamalarını azaltmak , gereksiz antibiyotik kullanımlarının ve direnç sorununun önüne geçmek  ,İnsanların  yaşam standartlarını yükseltmek, Etkinliği korunmuş aşılarla yüksek aşılama oranlarına ulaşmak ve devamlılığını sağlamak. Gerek dünyada ve gerekse ülkemizde özellikle kalp- akciğer sorunu , diyabeti olanlarda çeşitli enfeksiyonlar nedeni ile hastane ve yoğun bakım ünitelerine yatış oranları çok yüksektir . Medikal cihaz uygulamaları ,transplantasyonlar ,romatolojik hastalıklar, HIV enfeksiyonu, maligniteler vs çeşitli nedenlerle  immun sistemi baskılayan ilaçların günümüzde yaygın  kullanımı yine kişileri son derece duyarlı konaklar haline getirebilmektedir . Ayrıca günümüzde göçler ,iş  seyahatleri çok arttığından   dünya artık küresel bir köy haline geldi. Herhangi bir bölgedeki enfeksiyon  8-10 saat içinde bir başka coğrafyaya taşınabilmektedir. Toplumdaki bütün bu değişiklikler bağışıklamada erişkin/yaşlı/immun sistemi düşük  popülasyonun önemli bir hedef kitle haline getirdi. Grip ve zatürre aşıları gereksiz antibiyotik kullanımını da azaltmıştır.

İleri Yaş (>65),pnömokok hastalıkları İçin başlı başına bir risk faktörüdür.


Ayrıca uzayan yaşam süreleri ile beraber tedavi gerektiren ek hastalıklar, özellikle romatolojik hastalıklar ve diğer immunsupressif ilaçların yaygın kullanımı; enfeksiyon etkenlerini alevlendirme özellikleri nedeni ile yasal birtakım sorunları da beraberinde getirmektedir. Tüm bu nedenlerle özellikle bu grup hastalarda tedaviye başlanmadan en az 2 hafta önce gerekli aşılarınızı yaptırmanızı öneriyoruz . Sık olarak sorulan sorulardan birisi : Otoimmun hastalıkları alvlendirir mi  bu aşılar? Aşıların ; enfeksiyonun kendisinden daha fazla otoimmuniteyi alevlendirmediğini tekrar hatırlatmakta  fayda  görmekteyiz
Günümüzde başka hastalığı olmayan  erişkinlere önerilen aşılar tabloda belirtildiği gibidir :  
CDC ACIP 2017 önerileri:

      AŞILARDAN KORKMAYIN VE SAĞLIĞA  AŞILANIN DİYORUZ .

 

 

Paylaş