Kalp ve Damar Cerrahisi

 

KVC ekibimiz özellikle deneyimli olduğu aort anevrizma diseksiyonunun hem cerrahi, hem de endovasküler girişimlerle tedavisi, kalp kapağı tamiri, pompaya girmeden atan kalpte koroner by-pass ameliyatları, aort kapalı cerrahisi gibi konularda özellikle uzmanlaşmıştır.

Koroner kalp hastalıklarının insan yaşamındaki önemi her geçen gün daha da iyi anlaşılmaktadır. 

Ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan kalp hastalıklarında her türlü cerrahi girişimlerin yapılabilmesi için hastanemizde her türlü alt yapı bulunmaktadır. 

Kardiyoloji ve Kalp-Damar Cerrahi bölümünde konusunda uzman olan akademik kadromuz bebek kalp ameliyatları, her türlü kalp kapak ve bypass operasyonlarının yansıra çeşitli damar hastalıklarının cerrahi tedavilerini başarıyla gerçekleştirmektedirler.

Koroner Arter Hastalığı

Koroner arter hastalığı nedir?

Bu hastalık her yaşta görülebilir. Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkan koroner kalp hastalığı erkeklerde kadınlara kıyasla daha yüksek oranda görülür. Kadınlarda salgılanan östrojen bu hastalıktan onları koruyan önemli bir faktördür. Ama menopozdan sonra bu hormonun miktarı azalacağı için kadınlarda da koroner arter hastalığı riski artmaktadır.
Koroner damarlar kalp kasına gerekli oksijen ve besin maddelerini taşıyan atar damarlardır. Yaşlılık ve bazı risk faktörleri, yumuşak ve esnek olan bu damarların giderek sertleşmesine neden olur. Bu sertlikler (aterom plağı) damar içine doğru büyür ve zamanla koroner arter kan akımını yavaşlatırlar. Bazen de pıhtı oluşumuna neden olurlar. Sonuçta kan akımını tamamen engelleyip aniden damarın tıkanmasına neden olabilir.

Koroner Kalp Hastalığı Risk Faktörleri

Sigara; birçok hastalıkta olduğu gibi koroner arter hastalığının oluşmasında etken bir faktördür. Sigara;koroner damarları daraltmak suretiyle kalbin beslenmesini bozar. 
Düzensiz ve aşırı yağlı beslenen kişilerde kolesterol seviyesi yükselir ve kan basıncı(tansiyon) artar. 
Şeker hastası (Diyabet) olanların hangi yaşta olurlarsa olsunlar koroner hastalık riski yükselir, bu nedenle çok dikkatli olmaları gerekir.  
Alkol kullanımı da hastalığa yakalanma riskini arttırır. 
Ayrıca stresli yaşam sürenler, spor yapmayıp hareketsiz bir yaşam (sedanter) tarzını seçen kişiler de yüksek risk altındadır.
Şüphesiz kalıtsal (genetik) faktörler diğer risk faktörleri ile beraber damar sertliği’ne (arterioskleroz) yol açar. İşte bütün risk faktörlerinin bir araya gelmesi koroner damar hastalığı’nın oluşmasında 

Koroner arter hastalığının belirtileri

Koroner arterler daraldığında göğüste gerginlik, yanmalı bası hissi, genellikle çeneye ve sol kola doğru yayılan ağrılar meydana gelir. Bu ağrılara “Angina Pektoris” adı verilir. Egzersiz ve stres gibi kalbin kan ihtiyacını arttıran durumlarda ortaya çıkar ve istirahatle genellikle geçer. Koroner arterin aniden tıkanması durumunda şiddetli göğüs ağrısı ile birlikte ortaya çıkan tabloya kalp krizi ya da “miyokard enfarktüsü” adı verilir.

Koroner Damar Hastalığı Tanısı

Dikkatli bir sorgulama (anemnez) ve kalp damar muayenesi sonrasında kardiyoloji uzmanı aşağıdaki KARDİYOLOJİK TESTLERE başvurur. 
a) Efor Testi 
b) Ekokardiyografi (EKO)

c) Ritm Holter 
d) Koroner Anjiyografi

Koroner Damar Hastalığının Tedavisi

a) Yaşamın yeniden düzenlenmesi: Beslenme önerileri (Diyetisyen takibi), egzersiz ve stresten uzak bir yaşam, sigara ve alkol alışkanlıklarının terkedilmesi
b) Kardiyolojik İlaç Tedavileri
c) Anjiyografik İşlemler (koroner kalp Balon-Stent);Vakanın durumuna göre tıkanmış koroner damar içine  balon ya da stent konulma işlemine karar verilir

d) Koroner Bypass Operasyonu: Stent veya balon tedavisinden beklenen fayda sağlanmadığı veya kalbin koroner damarlardaki darlıkların balon veya stent tedavisine uygun olmadığı veya riskli olduğu durumlarda tercih edilir.  Bypass Operasyonu; daralmış ya da fonksiyon görmeyen koroner damarları yeniden çalışabilir hale getirir. Bu işlem hastanemizin kalp-damar cerrahisi uzman ekibi tarafından yapılır.
e) Kardiyak Rehabilitasyon: Bu tedavi koroner arter hastalığı olan hastalara her aşamada uygulanabilir. Bu uygulama yeni atakları önlemek, yaşam konforunu artırmak için son 10 yıldır uygulanmakta olan başarılı bir tedavi yöntemidir.

Koroner daralma nasıl giderilir?

Stent2001 28 10Koroner arterlerde daralmaya neden olan plaklar genellikle atardamarın sınırlı bir bölgesinde bulunur. Daralmış kısmın ilerisinde damar çapı normaldir. Sorun bir veya iki damar ile sınırlı ise, mevcut darlık cerrahi işlem gerektirmeden bir nevi genişletme işlemiyle açılabilir. Bu işlemin ismi balon anjioplasti (PTCA)’ dir. Bu işlem KARDİYOLOG’ lar tarafından anjiografik x-ray cihazları ile gerçekleştirilir. Balonun yeterli olmadığı durumlarda ilaçlı ya da ilaçsız stentler konularak kan akımı yeniden optimal düzeye getirilir.

Eğer koroner arter hastalığı birçok damarı kapsıyor ve komplike ise, koroner arter by-pass cerrahisi gerekir. Bu ameliyatla, daralmış ya da hiç çalışmayan damarlara bacaktan veya uygun başka bir yerden alınan yeni damarlar eklenir. Taze kana ve oksijene aç bekleyen kalp kasları böylece rahat bir nefes alır. By-pass operasyonları Kalp-Damar cerrahları tarafından gerçekleştirilir.

Kapak Hastalıkları

24 saat hiç ara vermeden çalışan kalbimizde tam 4 kapakçık vardır. Yaşamın herhangi bir döneminde bu kapakçıklarda çeşitli sorunlar çıkabilir. Bu nedenler doğumsal veya kalıtsal olabilir. En fazla etkilenenler aort ve mitral kapaklardır. Kapak daralırsa geçecek kan akımı azalır veya yetmezlik olursa kan geriye kaçar. Darlık veya yetmezlik tek tek görülebileceği gibi, her ikisi birden de meydana gelebilir.

Kapakçıklarda görülen bu rahatsızlıklar kalbin yükünü daha fazla arttıracağı için, uzun sürmesi halinde kalpte geri dönüşü zor bozukluklara neden olabilir. Deneyimli kalp cerrahları bozulmuş kapağı yerinde onarabilecekleri gibi bazı durumlarda bozulmuş kapağın yerine dışarıdan yapay kapakçıklar takabilirler. Bu yapay kapakçıklar madeni ya da yumuşak bir malzemeden imal edilmiş olabilir. Kapak operasyonu geçiren hastaların uzun yıllar izlenmesinin gerektiği de unutulmamalıdır.

Damar Hastalıkları

Anevrizmalar: Büyük damarların balonlaşması olan anevrizmal damar hastalıkları büyük yaşamsal tehdittir. Anevrizma hemen kalp çıkışında ya da karın boşluğunda olabilir. Anevrizmanın boyutları 4 cm’den fazla olduğunda hemen operasyon kararı alınmaktadır.

Karotis damarı tıkanması: Boyun damarlarında darlık olduğunda beynin beslenmesinde bazı sıkıntılar yaşanır. Bu durum çeşitli derecelerde olabilir. Hafif darlıklarda dilde takılma hissi, elde uyuşma, baş dönmesi varken daha ilerleyen durumlarda felç, hatta ölümler görülebilir. Damarda tıkanmaya neden olan aterosklerotik plaklar girişimsel yöntemlerle temizlenir ve sorunlarda ciddi düzelmeler ortaya çıkar.

Aterosklerotik Bacak Damarlarında tıkanıklık: Ateroskleroz koroner damarlarda olduğu gibi, bacak damarlarını da etkileyebilir. O zaman başlangıçta ağrı, yürüme güçlüğü gibi şikayetler varken giderek yürüme kısıtlanır. Yürüme mesafesi 50 metrenin altına düşmüş ise operasyon gerekir. “Periferik by-pass”. Zamanında ameliyat yapılmadığında ayakta gangren tablosuna kadar giden çeşitli sorunların olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Ritim Bozuklukları (Atriyal Fibrilasyon)

fft16 mf2116132Kalp atışı sırasında kulakçıklar kasılır ve gevşemiş karıncıkları (ventrikül) kanla doldurur. Yarım saniye sonra, ventriküller kasılır ve içindeki kanı vücut dolaşımına verirler. Etkili bir kan dolaşımı için vücut istirahatde iken dakikada 60 ile 100 arasında atışı olan düzgün bir kalp hızının (RİTİM) sağlanması gerekir. Ritmin düzenlenmesi kalbin elektriksel sistemi tarafından oluşturulur. Her kalp atışı normalde sinüs düğümleri denilen özelleşmiş bir grup hücreden kaynaklanır. Bu sinüs düğümü kalbin üst sağ kulakçığında bulunur. Kalp atışları bu noktadan çıkan elektriksel uyarılarla sürdürülür. Bu nedenle normal kalp ritmine “sinüs ritmi” adı verilir. Kalp doğal ritminde çalışmadığı hallere “aritmi” adı verilir.

Romatizmal kalp hastalığı, hipertansiyon, kalp yetersizliği gibi yapısal kalp hastalıkları atriyal fibrilasyona yol açan önemli risk faktörleridir. Bu durum; kalp kasında bozukluklar ya da pıhtı atması (emboli) gibi tablolara yol açmaktadır.

Aritmiler; ya karıncıklardan (ventriküler) ya da kulakçıklardan (atriyal)  kaynaklanırlar. Taşikardi (dakikada 100 atıştan daha fazla) hızlı kalp atışı,  bradikardi (dakikada 60 atıştan daha az) yavaş kalp atışıdır. Her taşikardi veya bradikardi bir hastalık olduğu anlamına gelmez.  “Atriyal fibrilasyon”, kulakçıkların hızlı ve düzensiz atışıdır ve en yaygın görülen aritmidir. Atriyal fibrilasyon (AF) kulakçıkların elektriksel işlevini tamamen bozar. Atriyumlar dakikada 300 ile 400 atışa ulaşacak kadar hızlı çarpmaya bir nevi titremeye başlaması oldukça riskli bir durumdur. Buna “fibrilasyon” adı verilir.

Fibrilasyonun düzeltilerek yeniden sinüs ritminin sağlanması için 3 farklı tedavi seçeneği vardır.

1- İlaç tedavisi; Bazı ilaçlar yeni atriyal fibrilasyona girmiş hastalarda sinüs ritminin tekrar geri dönülmesini sağlayabilir.

2- Anjiyografik yöntem; Anjiografi sırasında kalpte sinüs ritmini yeniden başlatmak için bazı ileti yollarının yakılması anlamına gelen “kateter ablasyon” yapılır. Erken yakalanmış AF olgularında özellikle eşlik eden başka bir kalp hastalığı yoksa bu yöntem yararlı olabilir.

3- Operasyon; İleri derecede ritim bozukluğu söz konusu ise bozuk olan kalp ileti sistemi etkisiz hale getirmek ve böylece normal sinüs ritmi sağlamak için titiz bir kalp cerrahisi yapılması gündeme gelir.